Varilci Darwin’in Yanılgıları

mavi kuş, kuş çizim

İnsanları, bitkileri ve hayvanları, kısacası bütün canlıları Allah yaratmıştır. Sizi, annenizi, babanızı, kardeşlerinizi, akrabalarınızı, arkadaşlarınızı, kedileri, köpekleri, güzel kokulu çiçekleri, dev ağaçları, rengarenk kelebekleri, kuşları ve balıkları, lezzetli meyveler veren bitkileri yaratan Alemlerin Rabbi olan Allah’tır. İçinde yaşadığı dünyaya samimi bir gözle bakan herkes bu apaçık gerçeği hemen fark eder.

charles darwin, evrimCharles Darwin

Ancak, Allah’ın yarattığı bu güzellikler konusunda doğru söylemeyen bazı insanlar vardır. Bu insanlar, evrim teorisi denilen ve doğru olmayan bir fikri savunurlar. Çok yanlış iddialarla dolu bu fikir; tüm canlıların tesadüfen, yani kendi kendilerine meydana geldiklerini iddia eder. Bu yanlış düşünceyle insanları kandırmaya çalışan kişilere de “evrimci” denir.

Çok yanlış bir düşünce olan evrim teorisini, günümüzden 150 yıl kadar önce Charles Darwin (Çarls Darvin) adında bir kişi ortaya atmıştır. Ona göre, tüm canlılar tesadüfen ortaya çıkmıştır. Yaşadığı süre boyunca insanları yazdığı kitaplarla bu aldatmacaya inandırmaya çalışan Darwin’den sonra, günümüzde yaşayan evrimciler de insanları halen kandırmaya çalışmaktadırlar. Halbuki modern bilim, tüm canlıları Allah’ın yarattığını ispatlamaktadır. Ancak evrimciler bu gerçeklere rağmen hala evrim yalanını savunabilmektedirler.

Peki çocuklar, Allah’ın canlıları nasıl meydana getirdiğini siz hiç düşünmüş müydünüz?

kız çocuğu, sevimli canlılar

İnsan da dahil olmak üzere her canlının vücudu hücrelerden meydana gelir. Hücreler çıplak gözle görülemeyecek kadar küçüktürler. Bir milyon tanesi biraraya toplansa ancak bir toplu iğne başı kadar yer kaplar. Yani onları yakından görmek ve incelemek isterseniz, çok gelişmiş mikroskoplar kullanmanız gerekir. Bu kadar küçük olan hücreler olağanüstü bir yapıya sahiptirler. Öyle ki bildiğiniz tüm teknolojik aletlerden; televizyondan, bilgisayardan, okula giderken bindiğiniz otobüsten, yolda gördüğünüz büyük bir fabrikadan çok daha mükemmel bir yapıdadırlar.

Kısaca açıklamak gerekirse; her bir hücre durmaksızın, adeta bir fabrika gibi çalışır. Dev bir fabrikada bulunan enerji santralleri, üretim merkezleri, haberleşme ve bilgisayar sistemleri, taşıma araçları, laboratuvarlar, kontrol birimleri ve daha pek çok sistemin benzerleri, sizin her bir hücrenizin içinde de bulunur.

çocuk, canlılar

Peki, bir fabrikanın; fırtına sonucunda, kendi kendine, tesadüfen meydana geldiğini söylemek doğru olur mu? Tabii ki hayır. İşte aynı şekilde “Doğal şartlar ve tesadüfler sonucunda canlılar oluştu” diyenler de bunun gibi akıl dışı birşey söylemiş olurlar. Darwin ve taraftarları işte böyle mantıksız bir düşünceyi savunmaktadırlar.

Madem evrimciler hala böyle birşeyin olabileceğini iddia ediyorlar o halde onlara şöyle bir deney yaptıralım. Evrimciler bir varilin içine, bir canlıyı oluşturmak için gerektiğini düşündükleri ne kadar madde varsa koysunlar. Örneğin bu varile, canlılığı oluşturan tüm amino asitleri, proteinleri, karbon, fosfor, kalsiyum, karoten gibi elementlerin hepsini koysunlar. Daha sonra bu karışıma dışarıdan ne etki vermek istiyorlarsa versinler. Örneğin varili ısıtsınlar, soğutsunlar, üzerine yıldırımlar düşürsünler, elektrik versinler…

kuş, canlılık

Varile koydukları maddeleri istedikleri gelişmiş cihazlarla karıştırsınlar. Ayrıca bu karışımın başında milyarlarca hatta trilyonlarca sene, birbirlerine babadan oğula vasiyet ederek nöbet tutsunlar. Ve hiçbir şeyi tesadüflere bırakmadan, karışımın her anını kontrol ederek, birbirlerine danışıp, dünyanın en önde gelen biyologlarından, genetikçilerinden, fizikçilerinden, evrim uzmanlarından görüşler alsınlar. Bir canlının oluşması için hangi şartların var olması gerektiğine inanıyorlarsa hepsini kullanmakta serbest olsunlar…

Tüm bu bilinçli ve ciddi çabalara rağmen bu varilden canlılığa dair bir şey asla çıkaramazlar. Ne yaparlarsa yapsalar yine de bu varilin içinden, tavus kuşlarını, serçeleri, tavşanları, muhabbet kuşlarını, atları, gergedanları, karpuzları, mandalinaları, gülleri, yaseminleri, ıhlamur ağaçlarını, kirazları, çilekleri, muzları, hindistan cevizlerini, kestaneleri, mısırları, hurmaları, incirleri, zeytinleri, limonları, üzümleri, kayısıları, sincapları, baykuşları, karıncaları, balarılarını v.s. çıkaramazlar.

atomlar, varlık

Ne işlem yaparlarsa yapsınlar bu varilin içindeki atomlar; Einstein, Newton gibi karmaşık problemler çözen dahi bilim adamlarını; Picasso, Michalengelo gibi sanat ve estetik yönünden harikalar meydana getiren sanatçıları; Beethoven, Mozart gibi insan ruhuna zevk veren melodiler besteleyen müzisyenleri; buluşlar yapan, kendisini meydana getiren atomları mikroskop altında inceleyen bilim adamlarını; Atatürk gibi büyük bir devlet adamını; Fevzi Çakmak, Fatih Sultan Mehmet gibi yüksek deha sahibi liderleri; Humphrey Bogart, Charlton Heston gibi rol yeteneği olan aktörleri; Britney Spears, Ricky Martin, Michael Jackson gibi sanatçıları; dans eden, şarkı söyleyen, simetriden, estetikten, renklerin uyumundan zevk alan, araba tasarımı yapan, kitap yazan, kitap okuyan, öğrenen, öğrendiklerini hafızasında tutan, düşünen, akleden, heyecanlanan, sevinen, sevgi, merhamet ve şefkat duyan, özleyen, fırındaki kekin kokusunu duyunca iştahlanan, yediği yemeğin tadından zevk alan, komik bir olaya gülen, dostları ile neşelenen veya bir fikri savunan insan zekasını kesinlikle meydana getiremezler.

Bilinçsiz atomları, her ne şekilde biraraya getirirseniz getirin, hiçbir zaman bu varlıklardan tek bir tanesini, hatta bunlardan herhangi birinin tek bir hücresini dahi oluşturamazlar.

O halde tüm insanlığın bilgi birikimi ve çabası ile asla meydana gelemeyecek canlılığı, şuursuz atomların, kör tesadüflerin yardımı ile meydana getirdiğini nasıl iddia edebilirler? Açıkça anlaşılacağı gibi aklı ve vicdanı olan bir insan, tüm canlıların ve insanların, tesadüflerin eseri olmasının mümkün olamayacağını hemen anlar. Hiçbir ön yargıya kapılmadan, aklı ve vicdanı ile düşünen her insan, tüm bu varlıkları yaratanın, üstün bir akıl, sonsuz bilgi ve benzersiz bir güç sahibi olan Allah olduğunu kesin olarak bilir.

Kitabın ilerleyen sayfalarında evrim teorisini savunanların, insanları nasıl aldattıklarını göstermek için size varilci Darwin‘in başından geçen olayları anlatacağız.

Bu teorinin bir aldatmaca olduğunu anlatmamızın önemli bir nedeni daha var:

Birisi evrim teorisine inanmanızı istediğinde bu kitapta okuduğunuz gerçekleri hatırlayıp, bu kişinin sizi yanıltmaya çalıştığını anlayabilir ve ona herşeyi sonsuz ilim sahibi olan Yüce Allah’ın yarattığını anlatabilirsiniz.

Şimdi hayatını varilin başında geçiren varilci Darwin’in ve takipçilerinin durumlarını hep birlikte görelim.

Advertisements

Varilci Darwin ve Ona İnananların Hikayesi

Varilci Darwin gençliğinde bir gemi yolculuğuna çıkar. Bu yolculukta, canlılarla ilgili kafasındaki bazı sorulara cevap bulacağını zannetmektedir.

darwin, galapagosDarwin: İşte Galapagos Adaları… Araştırmalarımı orada sürdüreceğim.

Darwin, Galapagos Adalarında gezinirken dikkat çekici renklere ve görünümlere sahip kuşlara rastlar.

darwin, kuşlarDarwin: Bu kuşların gagaları ne kadar da ilginç… Bu güzel kanatlar nasıl oluştu acaba?

Uzun süren bir seyahatten sonra İngiltere’ye geri dönen Darwin, canlılar ve onların varoluşları hakkında düşünmeye başlar.

darwin, tavuskuşuDarwin: Canlılar tesadüfen mi oluştular? Peki ama o zaman şu tavus kuşunun bu kadar mükemmel tüylere sahip olmasını nasıl açıklayabilirim ki, bu durum beni hasta ediyor.

İlerleyen yıllarda Darwin çalışmalarına devam eder. Ancak o dönemdeki yetersiz ve ilkel araçlarla hücreleri incelemeye çalıştığı için birçok yanılgıya düşer.

darwin, hücrelerDarwin: Hücreler çok önemli… İlk önce onların varlığına bir açıklama getirmeliyim.

Ne var ki Darwin, elindeki ilkel araçlarla, gerçekte birçok bölümden oluşan hücreleri sadece birer leke olarak görmüştür.

Elindeki ilkel araçlarla elde ettiği bu yanlış sonuçları doğru zanneden Darwin sevinir.

hücre, noktaDarwin sevinçten zıplıyor ve bağırıyor: Hücreler sadece birer nokta… Herhalde tesadüfen oluşmuşlardır.

Bu yanlış düşünceye kapılan Darwin’in cevaplaması gereken birçok soru vardır:

darwin, hayvanlar(Darwin kendine soruyor):Dünyada birçok canlı türü var. Peki bunlar nasıl olup da tek bir hücreden meydana geldi?

Darwin çok yanlış düşünmesine rağmen, aklına gelenleri doğru zannederek evrim teorisini ortaya atar. Ona göre, canlılar, cansız maddelerden tesadüfen meydana gelmiştir. Önce hayali ilk hücre, nasıl olduğunu açıklayamadığı bir şekilde oluşmuş, sonra bütün canlılar bu hücreden evrimleşmiştir.

darwin, evrim

Darwin’in bu yanılgısında ateist yani Allah’a inanmayan birisi olmasının etkisi büyüktür. Çünkü bu teori ile ateist olmasını destekleyen bir düşünce ortaya atmış olacaktır.

Darwin fikirlerini 1859 yılında yayınladığı “Türlerin Kökeni” adlı kitabında açıklar.

Kitapta anlatılan yanlış ve yalan bilgiler, o dönemde Allah’a inanmayan bazı insanlardan büyük destek görür.

Buna rağmen Darwin huzurlu değildir çünkü kendi iddialarından hemen sonra ortaya çıkan bilimsel gelişmeler onu çok zor duruma düşürmektedir. O dönemde Avusturyalı bir botanikçi (bitki bilimci) olan Gregor Mendel, “kalıtım kanunu” adını verdiği bilimsel çalışması ile Darwin’in iddiası olan evrim teorisinin imkansızlığını ispatlıyordu.

darwin, evrim(Darwin huzursuz ve mutsuz bir şekilde düşünüyor): Bay Mendel kalıtım kanunlarını keşfetmiş. Ben ne yapacağım şimdi?

Evrim teorisinin iddialarına bakıldığında, Darwin’in canlılığı basit bir bileşim olarak tanımladığı anlaşılır. Ancak gerçek böyle değildir. Bir gün Darwin’in iddialarına inanmayan bir arkadaşı onun yanına gelir ve onunla sohbete başlar:

darwin, arkadaşDarwin’in arkadaşı: Charles! Senin iddiaların hiç de inandırıcı değil. Kusursuz bir yapıya sahip canlılar cansız maddelerden tesadüflerin sonucu olarak oluşamaz. Böyle birşey asla gerçekleşemez.kelebek, dünyaDarwin: Neden olmasın? Dünyanın yaşı çok büyük. Bence bu süre içinde cansız maddeler biraraya gelip canlıları oluşturmuş olabilir.

Darwin’in arkadaşı: Sen insanların, balıkların, atların, bitkilerin kısaca herşeyin rüzgar ve güneş ışınları ile tesadüfen oluştuğunu iddia ediyorsun, ama bu kimseye inandırıcı gelmiyor. Peki bunda hala ısrarcı mısın?

Darwin: Evet.

Darwin’in arkadaşı (sabırla tekrar sorar): Aynı zamanda mükemmel yapıya sahip tüm canlıların bir hücrenin tesadüfler sonucu çoğalıp yine tesadüfler sonucu biraraya gelmesiyle oluştuğunu mu iddia ediyorsun?

Darwin: Evet

darwin, teoriDarwin’in arkadaşı: Ancak elinde hiçbir kesin kanıt yok, sen sadece tahminde bulunuyorsun. Eğer bunların tesadüfen gerçekleştiğine inanıyorsan; bu, sana gerekli şartlar sağlandığı takdirde, sen de bir deneyde hücreyi kolaylıkla oluşturabilirsin demektir!

Darwin (kısa bir sessizlik olur): ……….Sanırım oluşturabilirim.

Darwin’in arkadaşı: Senin bu teoriyi ortaya atarken düşünmediğin bir nokta var ki o da doğal ortamlarda bir bilinç yoktur. Yani taş, toprak, yıldırım, güneş ışınları düşünemez ve deney yapamazlar. Deney yaparken unutmaman gereken önemli bir konu daha var. Sen, taş, toprak gibi şuursuz değilsin, çünkü sen ve tüm insanlar düşünebilme yeteneğine sahip. Deneyi yaparken bu avantajını da kullanacaksın, ama göreceksin ki bu da sonucu değiştirmeyecektir. Cansız varlıklardan şuurlu ve canlı bir varlık üretemezsin.

darwin, deneyDarwin (derin bir sessizlik olur):………

Darwin’in arkadaşı: Teorinin yanlış olduğunu görmen için, seninle bir deney yapalım. Bu deneye “Varilli Deney” diyebiliriz.

Darwin: Varilli Deney mi?

Darwin’in arkadaşı: Neden endişelendin? Senin bu iddialarına göre, bir varil ve uygun maddeler senin için yeterli olmalı değil mi?

darwin, düşünceDarwin: Umarım.

Darwin’in arkadaşı: Ayrıca bu deneyde neye ihtiyaç duyuyorsan onu da kullanabilirsin. Herşeyin ölçüsünü istediğin gibi belirleyebilirsin.

Darwin (kendi kendine düşünür): Deneydeki ortam doğal ortama göre çok daha avantajlı istediğimi koyabilir ve teorimi ispatlayabilirim.

Darwin’in arkadaşı: O zaman gel, bu deneyde olacakları birlikte hayal edelim. Herşeyi hesaba katarak düşünelim.

Darwin: Tamam.

deney, deney tüpüDarwin’in arkadaşı: Ancak sana şunu kesin olarak söyleyebilirim ki, sonunda başarısız olduğunu göreceksin. Ne yaparsan yap cansız maddelerden canlı elde edemeyeceksin.

Sohbet sona erince Darwin ve arkadaşı tüm aşamaları düşünüp, gerekli hazırlıklara başlarlar. Öncelikle Darwin deneyini yapmak için bir dükkandan varil alır.

Darwin: Bir varil satın almak istiyorum.

Sonra canlılığın yapısında bulunan elementleri temin eder.

Darwin: Karbon burada, Fosfor da tamam ve de son olarak magnezyum.

Darwin, deneye başlamak üzere yanına bir yardımcı da alarak hazırlıklarını tamamlar.

deney, varilDarwin: Herşey tamam. Isı ve nem kaynakları da hazır.

Darwin ilk olarak elementleri uygun ölçülerde su dolu varile yerleştirir.

Darwin: Evet… Biraz da demir ekleyelim.

Darwin elementlerin birleşmesinde Güneş’in de önemli bir rol üstlendiğini düşündüğünden, yardımcısından karışımı ısıtmasını ister.

varil, karışımDarwin: Dikkat et, çok sıcak olmasın sakın.

Darwin yıldırımları da unutmaz. Yıldırımların bolca olduğu yağışlı bir havada varili dışarı çıkarır.

darwin, yıldırımDarwin (şaşkın bir şekilde havaya bakarak): Bir yıldırım daha beklesem mi acaba?

Darwin depremlerin de olabileceğini hesaba katar. Karışımın bulunduğu varili yardımcısıyla birlikte belli aralıklarla sallar.

varil, maddelerDarwin: Biraz yavaş ol. Maddeler dökülmesin.

Yardımcısı bu sırada, “ne garip bir deney” diye düşünmektedir.

Ayrıca varildeki sıvı, belki işe yarar diye, arada bir karıştırılır.

varil, kepçeDarwin: Çok yakında ilk hücre oluşmalıYardımcısı düşünüyor: Hiç sanmıyorum!

Darwin: Kepçeyle nasıl karıştırdığımı iyi izle

Yardımcısı düşünüyor: Benim ne işim var burada?

Darwin gerekli işlemleri yaptıktan sonra karışımı gözden geçirmeye karar verir.

darwin, karışımDarwin: Artık büyük gün geldi. Bana karışımdan bir miktar getirir misin lütfen?Yardımcısı: Tamam, hemen getiriyorum.

Darwin tüpteki karışımı döker. Yardımcısı neler olacağını merakla izlemektedir. Darwin ilkel mikroskobuyla karışımı incelemeye başlar.

Darwin: Bakalım kaç hücre oluşmuş?

Ne var ki Varilci Darwin birden öfkeyle bağırır. Hiç beklemediği bir sonuçla karşılaşmıştır.

darwin, yardımcıDarwin: Bu ne demek oluyor?Yardımcısı: Ne oldu Bay Darwin?

Darwin: İnanamıyorum… Bir yanlışlık olmalı.

Darwin (çok üzgün bir sesle): Hiçbir şey yok.

Darwin: Nerede hata yaptık acaba? Madem olmadı o zaman yeniden başlayacağız.

Uzunca bir süre üzerinde çalıştığı bu ilk deneyinde Varilci Darwin başarısız olmuştu. Ne var ki gerçekleri görüp, canlıların bu şekilde oluşamayacağını kabul etmek yerine, hata yapmış olabileceğini düşünerek yeni bir denemeye karar verir.

Darwin: Bu olamaz, mutlaka bir yerde hata yapmış olmalıyım. Biraz düşüneyim. Azot az geldi galiba. Sanırım oksijen miktarını da biraz düşürmeliyim.

Ve herşey yeniden başlar…

Darwin: Bu kez daha hızlı karıştıracağım. (Yardımcısına seslenerek) Sıcaklığı daha da düşürelim.

Bunun üzerine yardımcısı ateşin bir kısmını söndürür.

Darwin: Daha güçlü sallamalıyız. Bir arkadaşını daha çağır.

Bir kişi daha gelir ve hep birlikte varili sallarlar.

Darwin: Sallayın… Daha hızlı sallayın.

Bu şekilde deney yıllar boyunca sürer… Darwin teorisini kanıtlamak için boşuna çabalamaktadır:

darwin, yıldırımDarwin: Daha fazla yıldırım düşerse olur mu acaba?

Darwin arada sırada deneyi kesip mikroskobuyla karışımda neler olup bittiğini inceler. Ancak sonuçta hiçbir değişiklik yoktur.

darwin, darwinin yardımcısıDarwin: Olmuyor…Olmuyor…Yardımcısı: Kaçmanın tam zamanı…

Darwin: Gel buraya… Kaçma… Bu sefer olacak, başaracağım… Söz veriyorum.

Uzun yıllar geçmiştir… Ama yine değişen bir şey yoktur. Darwin hala başaramamıştır.

darwin, hücre oluşumuDarwin: Ben ne yapacağım şimdi?Darwin: Herşeyi denedim. Ama değil bir canlı, bir tane hücre bile oluşturamadım. Herşeyi denedim, her yöntemi kullandım ama bir türlü başaramadım.

salyangoz, darwinDarwin: Acaba içine bir salyangoz atıp, deneyde oluştu mu desem?… Ama hayır, diğerleri gibi bu yalanım da ortaya çıkar.

Bir süre sonra Darwin ve arkadaşı tekrar biraraya gelirler ve deney hakkında sohbete başlarlar.

salyangoz, darwinDarwin’in arkadaşı: Ne diyorsun Charles? Deneyin başarısızlığa uğradığını kendin gördün, artık fikirlerinden vazgeçmişsindir herhalde.Darwin: Hayır fikrim değişmedi. Sen ne dersen de, ben hala cansız maddelerden canlılığın oluşabileceğine inanıyorum.

Darwin’in arkadaşı: Çok yanılıyorsun. Canlılık özel bir tasarım gerektirir. Hiçbir şey tesadüfen oluşamaz.

Darwin: Benim iddialarıma göre herşeyin tesadüfen oluşması gerekir. Bekleyelim, görelim.

Darwin ve arkadaşı bu sohbetten sonra ayrılırlar. Aradan çok uzun yıllar geçer. Darwin ölür…

Varilci Darwin ve Ona İnananların Hikayesi (devamı)

Yirminci yüzyılın başlarında çok önemli bilimsel gelişmeler meydana gelmeye başlar. Bu gelişmeler Darwin’in teorisinin ne kadar yanlış olduğunu birer birer kanıtlar.

1900’lü yılların başında genetik bilimi ortaya çıkar.

Kısa bir süre sonra genler ve kromozomların yapısı keşfedilir.

bilimsel gelişmeler, genetik

1955 yılında James Watson ve Francis Crick adlı iki bilim adamı DNA adı verilen molekülün yapısını ortaya çıkarırlar.

francis crick, james watsonFrancis CrickJames Watson

DNA’yı kısaca şöyle tanıtalım:

Hücrelerin her birinin çekirdeğinde DNA adında bir molekül bulunur. DNA insan vücuduna ait tüm bilgileri içerir. Sizin saçınızın veya gözlerinizin rengi, iç organlarınız, dış görünümünüz, boyunuzun uzunluğu gibi tüm bilgiler DNA’nızda şifreli olarak bulunmaktadır. DNA’da çok büyük miktarda bilgi vardır. Bunun ne kadar fazla olduğunu anlamak için şöyle bir karşılaştırma yapabiliriz: Eğer DNA’daki bilgileri bir kağıda dökmemiz gerekseydi, her biri 500 sayfa olan 900 ciltten oluşan dev bir kütüphane oluşturmamız gerekirdi. Bu ansiklopedileri sığdırmak içinse bir futbol sahası uzunluğunda kütüphaneye ihtiyacımız olurdu. Ancak bu kadar çok bilgi bizim gözümüzle bile göremeyeceğimiz kadar küçük olan bir moleküle sığdırılmıştır. DNA, hücrenin tesadüfen oluşamayacağını kesin olarak ispatlar. Allah’ın varlığını apaçık ortaya koyan sayısız delilden biridir.

Az önce saydıklarımız, yüzyılımızda yaşanan gelişmelerin çok küçük bir bölümüdür. Her bilim dalı evrimin geçersizliğini ayrı ayrı ortaya koyar. Ancak herşeye rağmen evrimciler Darwin’in yalanlarından vazgeçmezler. Hatta bu yalanlara yenilerini eklerler. Ama bunlar da Darwin’in ünlü varil deneyini başarıya ulaştırmaz. Çünkü evrimciler hala bilimsel düşünmezler. Canlılardaki mükemmel tasarımın Yaratıcısının Yüce Allah olduğunu kabul etmezler.

canlılar, mükemmel tasarım

Peki, aradan geçen zaman Darwin’in teorisiyle ilgili neleri değiştirmiştir? Evrim masalına inanan ve inanmayan bilim adamlarının konuşmalarıyla bunu görelim:

Bilim adamı 1: Darwin’in imkanları kısıtlıydı. Onun zamanında bilim seviyesi düşüktü. Evrim o şartlarda ispatlanamazdı.

Bilim adamı 2: Onun yapamadığını belki biz yapacağız. Hücrenin tesadüfen oluştuğunu ispatlayacağız.

Bilim adamı 3: Ben sizin gibi düşünmüyorum. Umutlarınızı bağladığınız varilden hiçbir canlı çıkmayacak.

Bilim adamı 1: Laboratuvarlarımız teknolojik aletlerle dolu. Artık canlıları daha yakından tanıyoruz. Hücrenin yapısını keşfettik. Belki insanoğlu çok yakında bir canlı bile üretebilir.

Bilim adamı 2: Bunu tekrar deneyebiliriz.

Bilim adamı 3: Çok yanlış düşünüyorsunuz. Sizin gibi düşünenler yaklaşık 100 senedir varillerin başındalar. Yüzlerce yıl daha bekleseniz de bir şey olmayacak. Hatırlarsanız Darwin de istediklerine ulaşamamıştı.

Bilim adamı 1: Neden olmasın? Belki başarırız.

Bilim adamı 2: Deneyelim, görelim.

kız çocuğu, sevimli canlılarBilim adamı 3: Hayır. Milyonlarca yıl da bekleseniz olmayacak. Hayatın başlaması için canlılarda bulunan elementlerin biraraya getirilmesi yeterli değildir. Canlıları sadece Allah yaratır ve onlara hayat verir.

Üç bilim adamı bu sohbetin sonunda bir karar alırlar.

Bilim adamı 3: Tamam madem imkanlarınız Darwin’den daha fazla, o zaman elimizdeki imkanların tümünü kullanıp bir deney yapalım. Sonucun ne olduğunu siz de görün belki o zaman gerçeği kabul edersiniz.

Bilim adamı 1: Tamam.

Bilim adamı 2: Hemen başlayalım.

Ve deneye tekrar başlarlar…

Bilim adamı 1: Dünyanın ilk dönemlerindeki atmosferde bulunduğunu düşündüğüm gaz karışımı hazır.

Bilim adamı 2: Yapay elektrik deşarj kaynağı da hazır.

Bilim adamı 1: Gaz karışımını 100 derece ısıda bir hafta kaynatalım.

Bilim adamı 2: Karışıma devamlı elektrik de verelim. Bu işe yarayabilir.

Karışıma düzenli olarak elektrik verilir ve karışım sürekli ısıtılır. Sonuç ne olacaktır?

üç bilim adamı, deney

Bilim adamı 1: Bir haftayı doldurduk. Karışımı deney tüpünden hemen çıkar.

Bilim adamı 2: Ama doğada böyle bir cihaz yoktur ki…

Bilim adamı 1: Boş ver. Başka türlü başaramayız. Hile yapıyoruz ama olsun o kadar.

bilim adamı, hile

Bilim adamı 2: Tamam. Çok kurnazca düşünmüşsün. Bakalım işe yaracak mı?

Bilim adamları karışımı incelediklerinde oldukça şaşırırlar. Hücre yine oluşmaz.

bilim adamları, şaşkın

Bilim adamı 1: İnanamıyorum… Yine olmadı.

Bilim adamı 2: Herşeyi yaptık. Nasıl olmaz?

Bilim adamı 1: Her imkanımız var, herşeyi deniyoruz ama tek hücre bile oluşturamadık.

Bilim adamı 2: Gel en iyisi biz bu işten vazgeçelim istersen…

Bu evrimci bilim adamlarının kurdukları hayal de, Darwin’in kurduğu hayal gibi sona erer.

bilim adamı, canlılıkBilim adamı 3: Gördünüz mü? Size söylemiştim. Cansız maddeler kendi başlarına canlılığı oluşturamazlar. Bu sadece Allah’a iman etmeyen bazı insanların ortaya attığı bir aldatmaca…

Bilim adamı 1 (ısrarla): 21.yy’a kalmaz biz haklı çıkarız.

Bilim adamı 2: Şimdilik başaramadık belki ama yakında yapacağız, göreceksin.

Bilim adamı 3: Beyler! Bu mümkün değil. Artık bunu kabul edin. Evrim teorisini kanıtlamak için doğa şartlarında olmayan şeyleri bile deneye kattınız. Buna göz yumuldu. Size istediğiniz her imkan verildi. Ayrıca tüm deneyi istediğiniz plan ve program içinde yürüttünüz.

Bilim adamı 1: Evet ne olmuş?

Bilim adamı 3: Siz bir plan kurarak deney yaptınız. Deneyi tesadüflere bırakmadınız, her aşamayı hesapladınız. Ama bildiğiniz gibi cansız maddeler biraraya gelmek için karar alıp bunu uygulayamazlar. Siz bunları yaptığınız halde yine de başaramadınız. Üstelik sadece birkaç hafta veya yıl değil, ne kadar bekleseniz yine de bunu başaramazsınız. Sizden sonra gelenlere vasiyet edip yüzbinlerce hatta milyonlarca yıl bu deneyi sürdürseniz yine de o varilin içinden kusursuz sistemleriyle bir canlı çıkaramazsınız.

bilim adamı, evrimciPeki siz bunu plan yaparak ve tüm teknolojik imkanları kullanarak başaramadığınıza göre şuurlu olmayan varlıklardan bir canlı oluşturmalarını nasıl bekleyebilirsiniz?

Öncelikle tüm canlıların meydana gelmesi üstün bir ilim, kusursuz bir tasarım ve hassas bir ölçü gerektirir. Bu özellikler ise sadece, kainatı yoktan var eden, sonsuz akıl sahibi Yüce Rabbimiz’e aittir. Canlılar kendi başına ortaya çıkmamış, alemlerin Rabbi Allah tarafından bir anda yaratılmışlardır.

Varilci Darwin gibi günümüze kadar yaşamış tüm takipçileri de haksız çıkmışlardı. Ne var ki içlerinden bir kısmı bu varile olan inançlarını kaybetmedi. En ünlü evrimci bilim adamları bile bu varilin başında umutla beklediler. Şimdi iki evrimci bilim adamının içine düştükleri durumu görelim.

bilim adamı,darwinist Evrimci 2: Nasıl olur? Niye canlı oluşmuyor? Herşeyi deniyoruz.Evrimci 1: Yaratılışa inananlara ne cevap vereceğiz? Üstelik tüm bilimsel araştırmalar onların dediklerini doğruluyor.

bilim adamları, konuşmaEvrimci 2: Ne olursa olsun yaratılışı kabuledemeyiz. İnsanlar Allah’a inananların haklı olduğunu anlamamalı. Yalan söylemeye devam etmeliyiz. Başka çaremiz yok.

Bu bilim adamları da hiçbir sonuca ulaşamazlar.

Size şimdi vücudumuzu oluşturan bir hücreyi tanıtacağız.

hücre, vücutMerhaba! Ben bir hücreyim. Sizin bedeninizde yaklaşık 100 trilyon arkadaşım bulunuyor. Tüm bedeninizi bizler meydana getiriyoruz. Annenizin karnında bölüne bölüne sizin oluşmanızı sağlıyoruz.

bebek, hücreTüm yaşamınız boyunca vücudunuzdaki bütün faaliyetlerde görev alıyoruz. Siz nefes alırken, yürürken, yediğiniz yemekleri sindirirken, görürken ve duyarken her zaman sizin için çalışıyoruz.

İçimizde enerji üreten santraller; bir bölgeden diğerine ürünleri taşıyan taşıma sistemleri, boru hatları; bu ürünlerle ilgili bilgilerin kayıtlı bulunduğu bilgi bankaları ve laboratuvarlar var.

hücre, hücre yapısı1-ÇEKİRDEK: İnsan vücuduna ait tüm bilgiler burada bulunan DNA molekülüne şifre olarak kaydedilmiştir.
2-ENDOPLAZMİK RETİKULUM: Protein ve diğer moleküllerin ulaşımı.
3-MİTOKONDRİ: Hücrenin ana enerji kaynağıdır.
4-HÜCRE ZARI: Hücreye giriş çıkışı denetler.
5-HÜCRE ZARI KAPILARI

Bizi meydana getiren proteinlerin tesadüfen oluşması imkansızdır. Dolayısıyla biz de tesadüfen oluşamayız. Hem içinde fabrikalar, bilgi bankaları, laboratuvarlar, santraller ve taşıma sistemleri olan bu harika sistem nasıl tesadüfen oluşabilir ki? Elbette ki oluşamaz.

Birçok parçadan oluşan hücre şematik olarak böyle görünür.

hücre, protein

Şimdi bazı ünlü bilim adamlarının canlıların tesadüfen oluşamayacağını anlatan sözlerini okuyacaksınız:

charles darwin, evrim

Tesadüfler sonucu canlı bir hücrenin meydana gelmesi ile, bir kasırganın bir hurda yığınındaki parçaları savurarak tesadüfen bir uçağı oluşturması arasında bir fark yoktur. (Sir Fred Hoyle)

En basit canlı hücresinin sahip olduğu mekanizma bile, insanoğlunun şimdiye kadar yaptığı, hatta hayal ettiği bütün makinalardan çok daha kusursuzdur. (W.H. Thorpe)

Açıkça görüldüğü gibi birçok bilim adamı hücredeki mucizenin farkında. Cansız maddelerden tesadüfen canlıların oluşmasının imkansız olduğunu görüyorlar. Varilci Darwin ve evrimciler hücreler ve canlılar hakkında birçok yanlış iddiada bulunmuşlar. Ama siz artık herşeyi yaratanın, Yüce Allah olduğunu çok iyi biliyorsunuz.